
Sonu tek sayıyla biten bir yılın yaz mevsimine benzer, her senenin Aralık - Şubat ayları. Futbola dair doğru düzgün hiç bir şey bulamazsınız. Hele ki sezon arasının bir ay olduğu Türkiye gibi bir ülkede yaşıyorsanız bu ara bir futbol sever için zulümdür.
Bordeaux - Galatasaray maçıyla bugün bu zulüm sona eriyor. Devre arasına girdiğimiz günlerde bu eşleşmeden ben dâhil birçok Galatasaraylı turu bir şekilde geçen tarafın biz olacağından emindik. Ancak köprünün altından kısa zamanda çok sular geçti. İlk yarıyı formunun zirvesinde tamamlayan Galatasaray tekrar başa döndü, Bordeaux ise inanılmaz bir seri yakaladı. Fransa Ligi’nde uzun bir aradan sonra Lyon’un şampiyonluk saltanatına son verme şansını elde ettiler. Şuanda onlar için Uefa Kupası’ndan daha önemli ligde şampiyon olmak, bu yüzden bazı futbolcular dinlenmeye çekilebilir. Zira futbolcular da teknik direktörleri Blanc’ta yorgun olduklarını söylemekte. Bununla birlikte son 3 haftadır formlarında düşüş yaşanıyor ve ardı ardına puan kayıplarıyla 5. sıraya kadar geriledilerse de yarıştan daha kopmadılar.
Galatasaray tarafında ise işler karışık. Alınan sonuçlarla birlikte takım içinde gruplaşmalar olduğu tekrar dillendirilmeye başladı. Bunun yanında sakatlar dönmeye başladıysa da bir yandan da sakat verilmeye devam ediliyor. Hakan Balta maç öncesi ısınma hareketlerinde sakatlanmıştı ve 2 haftadır yok! Isınma hareketlerinde sakatlanan bir oyuncu 2 hafta nasıl olmak anlamak güç doğrusu. Hakan Balta’nın olmaması ilk bakışta büyük önem arz etmiyor şeklinde gözükse de takımın kimyasını bozacak türden bir eksiklik. Zira o tarafta Volkan Yaman çok aksıyor ve hiç bir kademeye giremiyor. Sağ tarafta da aynı sorun Sabri’de de var. Antalyaspor maçında, maç boyunca sağ taraftan gelişen hiçbir akında Sabri kamera kadrajına bile giremedi ve en sonunda da gol oldu. Antalyaspor’un sağ tarafında da Uğur Kavuk olsaydı, Volkan Yaman’ın da farklı bir görüntü çizmeyeceği aşikârdı. Skibbe’nin 3’lü defans oynatarak bu sorunu çözeceğini düşünüyorum bu maçta. Bununla birlikte diğer bir sorunda defanstan top çıkaramaması Galatasaray’ın. Ayhan’a her ne kadar oyunu çift taraflı oynuyor diye övgüler dizsek de, takımı ani ataklara kaldıramıyor, dikine oynayamıyor. Bunun sonucunda da top kayıpları kalede büyük tehlikelere yol açıyor. Lincoln’ün gelmesi de Ayhan’ı bir nebze rahatlatacaktır diye düşünüyorum.
Sonuç itibariyle Galatasaray gol atarsa bu turu geçer diye düşünüyorum. Galatasaray’ın tek düşmanı defansif kanatları. Buna rağmen o gerçek Galatasaray ruhunu bu maçta yansıtacağını düşünüyorum.
Bordeaux - Galatasaray maçıyla bugün bu zulüm sona eriyor. Devre arasına girdiğimiz günlerde bu eşleşmeden ben dâhil birçok Galatasaraylı turu bir şekilde geçen tarafın biz olacağından emindik. Ancak köprünün altından kısa zamanda çok sular geçti. İlk yarıyı formunun zirvesinde tamamlayan Galatasaray tekrar başa döndü, Bordeaux ise inanılmaz bir seri yakaladı. Fransa Ligi’nde uzun bir aradan sonra Lyon’un şampiyonluk saltanatına son verme şansını elde ettiler. Şuanda onlar için Uefa Kupası’ndan daha önemli ligde şampiyon olmak, bu yüzden bazı futbolcular dinlenmeye çekilebilir. Zira futbolcular da teknik direktörleri Blanc’ta yorgun olduklarını söylemekte. Bununla birlikte son 3 haftadır formlarında düşüş yaşanıyor ve ardı ardına puan kayıplarıyla 5. sıraya kadar geriledilerse de yarıştan daha kopmadılar.
Galatasaray tarafında ise işler karışık. Alınan sonuçlarla birlikte takım içinde gruplaşmalar olduğu tekrar dillendirilmeye başladı. Bunun yanında sakatlar dönmeye başladıysa da bir yandan da sakat verilmeye devam ediliyor. Hakan Balta maç öncesi ısınma hareketlerinde sakatlanmıştı ve 2 haftadır yok! Isınma hareketlerinde sakatlanan bir oyuncu 2 hafta nasıl olmak anlamak güç doğrusu. Hakan Balta’nın olmaması ilk bakışta büyük önem arz etmiyor şeklinde gözükse de takımın kimyasını bozacak türden bir eksiklik. Zira o tarafta Volkan Yaman çok aksıyor ve hiç bir kademeye giremiyor. Sağ tarafta da aynı sorun Sabri’de de var. Antalyaspor maçında, maç boyunca sağ taraftan gelişen hiçbir akında Sabri kamera kadrajına bile giremedi ve en sonunda da gol oldu. Antalyaspor’un sağ tarafında da Uğur Kavuk olsaydı, Volkan Yaman’ın da farklı bir görüntü çizmeyeceği aşikârdı. Skibbe’nin 3’lü defans oynatarak bu sorunu çözeceğini düşünüyorum bu maçta. Bununla birlikte diğer bir sorunda defanstan top çıkaramaması Galatasaray’ın. Ayhan’a her ne kadar oyunu çift taraflı oynuyor diye övgüler dizsek de, takımı ani ataklara kaldıramıyor, dikine oynayamıyor. Bunun sonucunda da top kayıpları kalede büyük tehlikelere yol açıyor. Lincoln’ün gelmesi de Ayhan’ı bir nebze rahatlatacaktır diye düşünüyorum.
Sonuç itibariyle Galatasaray gol atarsa bu turu geçer diye düşünüyorum. Galatasaray’ın tek düşmanı defansif kanatları. Buna rağmen o gerçek Galatasaray ruhunu bu maçta yansıtacağını düşünüyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder